Tokio Hotel Türkiye Fan


 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bill ile Ameliyattan önce 1

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DieLiebeWirklichTom
THTF Yapımcı
THTF Yapımcı
avatar

Mesaj Sayısı : 325
Yaş : 22
Kayıt tarihi : 25/11/08

MesajKonu: Bill ile Ameliyattan önce 1   Çarş. Kas. 26, 2008 10:55 pm

Gazeteciler için bir kural şöyle der , 18 Yaşında biriyle röpörtaj yapmak taşı sağmak kadar mantıklıdır ancak . Ama Bill Kaulitz'le bU farklı . İlk öpücüğü ya da şöhrete bağıMlılığı : GEnelde gay diye damgalanan genç star , kıdemli çoğu Alman şov dünyasının starlarından daha etkili konuşuyor . Vanity Fair Bill'le ameliyatından önce buluştu ve ameliyattan sonra e-maille iletişime geçti .


VF : Mr Kaulitz Ses tellerinden geçirdiğin ameliyattan sonra nasılsın ?

BK : Şey , anestezi altındaYken metal bir borU boğazına sokulduktan sonra biri Makasla ses tellerini kEsince nasıl hissediliyorsa öyleyim . Herkes bu duyguyu biliyor . (Tabii canım , doğal bir şey xD Biz her gün ses tellerimizden ameliyat oluyoruz ne de olsa xD ) Bunu atlattığıma çok seviniyorum . Ama hala sesim konusunda korkuyorum ve tabii iptal edilen konserlerden dolayı mahcubum .


VF : Ne kadar zaman dinlenmen gerekiyor ?

BK : Ameliyattan sonra 12 gün konuşmama izin yok (Hani 10'du Yakında 2 hafta falan olmasın bu süre ) . Daha sonra 4 hafta ses rehabilitasyonuna gideceğim . Bunun için Sabırsızlanıyorum . (Bugün pek şakacısınız Bay Kaulitz xD )


VF : Hadi başlangıçların hakkında konuşalım . Yaratıcılığın darbe ve hakaret dolu anılardan geldiği söylenir . Seninkiler nelerdi ?

BK : Benim için en büYük darbe anne ve babamın boşanmasıydı . 7 yaşımdaydım ve anlamıyordUM . Bu bEni çok etkiledi . Bu durum hakkında ilk albümümüzde bir şarkı vardı : “Gegen Meinen Willen”


VF : Üvey babanın bir gitar hocası olduğunu biliyoruz . Peki gerçek baban ?

BK : Kamyon Şöförü ve Hannover'de yaşıyor . (O harika genlerin bir kısmı bir kamyon şöföründen mi geldi yaniiii Almanya'daki kamyon şöförleri çok taş oluyor sanırım xD )


VF : 8 yaşındayken Magdeburg'dan 700 nüfuslu Loitsche kasabasına taşındın , nasıldı ?

BK : Korkunçtu ! Çünkü Ben bir kırsal alan çocuğu değilim . Tom ve benim ne kadar ilgi çektiğimizi tahmin edebiliYor olmalısınız . Bize tamamen delirmiş birer UzaylıyMışız gibi baktılar . Okulda korkunçtu . HEr sabah Wolmirtstedt'e giden otobüsü yakalamak için 5:30 'ta kalkmak zorundaydık ve 4:30 ta dönüyorduk eve . Bundan o kadar çok nefret ediyordum ki ! Ve her zaman okulda aynı yüzler . Hayatımın en kötü zamanlarıydı .

VF : Öğretmenler Kaulitz İkizlerine Nasıl Tepki verdi ?

BK : Tom ve ben 7. sınıfa kadar hep birlikteydik . Sonra ceza olarak ayrıldık . Bu bizi çok etkiledi ve suratımıza gerçek bir tokat gibi inmişti . O zamana kadar herşeyi birlikte yapmıştık . Biz tek yumurta ikiziyiz ve çok yakınız . Tabii ki disiplinin şart koştuğu transfere karşı çıktık ama ikimiz de çok geveze olduğumuz için bize birlikteyken dayanamadıklarını söylediler . Ben parmağını kaldırıp kısık bir sesle konuşan biri değildim . Hep bağırırdım . Annem her 2 günde bir okula çağrılırdı .


VF : Beğenmediğin derslerden bile iYi notlar almak senin özel yeteneğin miydi ? Nerden kaptın bUnu ?

BK: Her zaMan okula gEreksinimim olmayacağını biliyordum çünkü ben bir şarkıcı olacaktım . Hocalar beni sınırsız sinir ettiği için de haklarımı araştırdım . Neleri yapmaya hakları olduğunu ve neleri yapmaya hakları olmadığını .. Bazen tamamen korkunç bir hocam olurdu . Bazılar bana “İyi günler” bile demek istemezdi saçlarım yapılmış ve tırnaklarım siyah boyalı olduğu için . Bu şekilde okula gelemeyeceğimi söylerlerdi . Bir tanesi bana öğretmenlik yapmak istememişti görünüşümden dolayı . “Kafan sadece güzel saçlar için değil .” gibi şeyler söylerdi . Ben bir anti-öğrenciydim ve bunlara katlanamazdım .


VF : Notların nasıldı ?

BK : Süper ! 1.8 (Almanya'da 1 en iyi not ! ) gibi bir ortalamam vardı her zaman . Bu hocalarımı en çok sinir eden şeydi .


VF : Hocalar seni incitebiliyor muydu ?

BK : Hayır incitemiyordu . Ben bir köşede tırnaklarını kemiren ucubelerden değildim . Kendimden çok emin biriydim . Okula böyle gidiyordum çünkü biliyordum herkesin benim hakkımda konuşacağını . Bundan hoşlanıyordum . Stilimle ilgi toplamak istiyordum . İnsanlar benim hakkımda konuşmalıydı . (Bu çocuk bildiğimiz kendini beğenmiş resmen ya Ama çaktırmıyor pek xD )


VF : Kısa zaman önce İkinci derece okulu internet üzerinden bitirdin . Omletle Hamlet'i ayırabilmek ne kadar önemli ? (Pardon ama onu benim kardeşte ayırıyor )

BK : Hmm , biri aralarındaki farkı söyleyebilmeli . Ama okul sistemi çok az bireysel . Neden matematik çalışmalıyım , hayatım boyunca buna asla ihtiyacım olmayacağını bilirken ? 8. sınıfta müzik sınıfını bıraktım . Herkes şok olmuştu . Ama biz sadece bazı insanların biyografilerini ezbere öğreniyorduk – 0 ilham . Hep şarkı söylemeden kötü notlar alıyordum çünkü türkü söylüyorduk . Korkunçtu !


VF : Şu klişe senin için doğru mu : Müzik yaşadığın yerden bir kaçış yolu muydu ?

BK : EVET ! Hep bunu düşünüYordUm , herkesin birbirini tanıdığı o ufak köyden kaçmayı . BeniM için En kötü şey günlük rutin . Yani Tokio Hotel'le doğru olanı yaptım . Her gün başka şehirler başka insanlar .


VF : Paparazzi ve kendini gazeteci sananlar sayesinde 24/7 izleniyorsun . Bu bir münasebetsizlik mi yoksa bir tamamlanma mı ?

BK : Küçük bir çocukken her yaptığımın kameralar tarafından çekildiğini ve dünyaya yayıldığını hayal ederdim . Sınırsız ilgi isterdim . Şuan buna ulaştım . Nasıl buna sinir olabilirim ?


VF : Tom'dan daha önemli bir insan olacak mı senin için ?

BK : Hayır . Bu herşeyin üstünde . Tom'suz bir hayat hayal edemiyorum . Bunu tanımlayamam . Bu biraz psikolojik . Aynı düşüncelere ve hayallere sahibiz . Normalde birbirimizle konuşmamız gerekmiyor .


VF: Çoğu Tek yumurta ikizi bu ortak yaşamlarını bir işkence olarak hissediyor ve bir sürü cinayet sahnesi oluşturuyorlar .

BK: Elbette biz tartışırız..ve eğer biz kavga edersek bu kötü..Birbirimize saldırırız ve birbirimizi yumruklarız.Bir yıl önce bir otel odasında birbirimize sandelyeyle saldırdık..ama biz kin tutmuyoruz..Kapılara vuruyoruz birimiz kayboluyor ve 10 dakika sonra birbirimizle tekrar konuşuyoruz..


VF : Hangisi sana daha yakın : doğal Bill mi boyanmış olan Bill mi ?

BK : Kesinlikle Boyanmış olan Bill . Doğal Bill benim için bir maske gibi . Ünlü olmasaydım bile etrafta böyle dolaşmayı isterdim . Bu tamamen bana ait .


VF : Kim seni normal halinde görüyor ?

BK : Ailem ve bu kadar .


VF : Ünlü çocuklar türlerinin en bozuk örnekleri oluyorlar çünkü büyüdükçe kendilerini harap ediyorlar. Sen de imajını ilgi çekici kılmak için böyle bir düşüş sergiler misin?

BK: Mükemmel olmadığını göstermek güzel birşey. Ama bunu stres haline getirmiyorum. Böyle birşey yap sonra da fanların gitmesin, işte bu kötü. Başından beri en nefret ettiğim şey eski müzik gruplarının veya albüm şirketlerinin defalarca bunun işe yaradığını bana anlatmaya çalışması. Tavsiye gibi birşey değil! Bir şirketle ilk buluşmamızda bbir stilist bulup görünüşümüzle oynamak istiyorlar. Hala bana ne giyeceğimi söyleyen bir stilistim yok. Bu beni sıkardı.Aynı şekilde konserlere ve kontratlara da kendimiz karar veririz çünkü kararlarını kendin verememenin felaket olduğunu düşünürüm



VF : Kimin sana “hayır” demeye hakkı var ?

BK : İşle ilgili olanlarda : kimse . Ne yönetim ne de kayıt firması . Hala dinlediğim tek kişiler en iyi arkadaşlarım ve ailem . Annem bana diyebilir : “ Bill bu hastaca “ ve ben bunu düşünürüm .


VF : Ailen hala sana annelik , babalık taslamaya çalışıyor mu ?

BK : Söylemem gerek , annemiz hiç bunu yapmadı . Ödev yapmak isteğe bağlıydı . (Simoneee annem olur musunn ) Bize boş bir alan bıraktı ama hep bizi gözetti . Aramızda büyük bir güven var . Arkadaş gibiyiz. Anneme söylemeyeceğim gerçekten hiçbir şey yok . Ve hiçbir zaman onun bilmediği bir sırrım olmadı . Eve ilk sarhoş geldiğimde bunun hakkında ne düşündüğünü ve ondan korkmama sebep olmadığını söylemişti .


VF : Annen en azından yılbaşında saçını kendi halinde bırakmanı istiyor mu ?

BK : Hayır . Gerçekten bunu takmıyor . Saçımı ilk 9 yaşımdayken boyattım . Yeşil , mavi , beyaz ve siyah arasında değişiyordu . İlk kaş piercing'imi 13 yaşımdayken yaptırdım . Gerçekten rahattı annem .


VF: yaklaşık 200 genç kız konserlerinde uyuşturucu kullanıp senin posterlerini taşıyor ve "Muson'un içinde beni s.k" şeklinde sloganlar atıyor. Milyonlarca kızın yeni oluşan seksüel fantezilerinin objesi olmak nasıl bir duygu?

Bk: Dürüst olmak gerekirse bunun hakkında fazla düşünmüyorum. Bazen birbirimize bakıyoruz ve sonra da gülmek zorunda kalıyoruz çünkü birinin duvarında posterimizin asılı olacağını hayal edemiyoruz. Ama hep birinin duvarında asılı olmanın cool olduğunu düşünüyorum. Geçmişte genellikte odamda oturup idolüm Nena nın ne yaptığını, nerede olduğunu ya da ne düşündüğünü hayal ederim. Şimdi ise diğer insanların odalarında oturup beni düşündüklerine hala inanamıyorum. Bana göre gayet normalim, birbirimize göre sıradanız. Kendimizden bihaberiz


VF : Ne kadar sık kendin hakkında “3. şahıstan” düşünürsün ?

BK : Bazen ama yanlışlıkla . Birşeyi yapmak için Motive olmadığım zamanlarda . Şöyle düşünürüm : “Bill ne olursa olsun bunu yapmalı çünkü bu grup için iyi “


Vf: Kendine güvenen görüntün halk içinde bazı insanlara "yaşlı" geliyor. Gerçek Bill ile görünen Bill arasında fark var mı?

Bk: Bazı şeyleri kendine göre yapıyorsun. Ama bunun dışında büyük farklar yok. Son 3 sene aralıksız geçti. Bir yere vardığınız zaman özel hayat molanız yoktu. Turdayken bile etrafımız 24 saat kameralarla çevriliydi. Herkesin birkaç saat sonra bilmediği birşeyi nasıl yaşıyabilirsin? Ama bu her zaman istediğim şeydi. Sonuçta bununla mücadele etmek zorundayım


VF : Kıskandığımız kişiler nadiren kendilerini kıskanılası hissederler . Bill olmanın en sinir bozucu yanı ne ?

Bill : Benim gibi insanların ana problemi güvenmek . Benim birine güvenebilmem ve kendimi bırakabilmem zor . Geçen senelerde hiç yeni arkadaş edinmedim ve hiç aşık olmadım . Biriyle tanıştığımda , gerçekten dikkatli ve şüpheci oluyorum ve kendime soruyorum : Bunun arkasında ne olabilir ? İnsan Maalesef genelde garip olduğu ortaya çıkan insanlarla tanışıyor ya da basına birşeyler söyleyenlerle tanışıyor . Bu kadar ünlü olmasaydım büyük ihtimalle tanıdığım birine uzun zaman önce aşık olmuş olurdum .


VF : Kim senin güvenine en kötü şekilde ihanet etti ?

BK : Ben biriyle bana bunu yapabilecek kadar ileri gitmeme izin vermem . Bir zırh giyiyorum . Dışarı çıkmak ve kimseye önceden söylemeden birini tanımaya çalışmak vazgeçmen gereken en büyük şey . Yine de şuanki hayatım hep istediğim şekilde .


VF : Starların birbirleriyle ilişki kurmasının sebebi bu güven problemi mi ?

BK : Evet . Angelina Jolie'nin Brad Pitt'in onu ünlü olmak için kullandığı gibi bir şey hakkında endişelenmesine gerek yok . Bir ünlü kendisi gibi bir yaşama sahip olanı tercih ediyor . Kız arkadaşlarım neden direk okuldan sonra provalara gittiğimi ve neden onlarla TV önünde oturmaktansa haftasonları klüplerde çaldığımı hiç anlamazdı . Tabii ki bu çok daha zor şuan . Kim seninle bu hayatı yaşamak ister ? Ve tabii ki bu kişi anlamalı bu hayattan öylesine çıkamayacağını .


VF : En son ne zaman aşıktın ?

BK : 3.5 sene önce . Hala tek büyük aşkı bulamadım . Herkesin bunu bulduğunu zannetmiyorum . Bulduysa bile sadece bir kereliğinedir . Benim durumumda bunu bulmam için çok şans gerek .


VF : 18 yaşındasın , durmadan öpüşmeyi tercih etmez misin ?

BK : Bilmiyorum . Aslında bu yaşam yüzünden tek büyük aşkı bulmayı öpüşmeye yeğlerim. Kısa zamanımı tanıdığım biriyle paylaşmak istiyorum : Bu o tek kişi !


VF : Bir kıza “Seni seviyorum” dedin mi şimdiye kadar ?

BK : Evet ama içimden gelerek değil . “Senden Hoşlanıyorum” demeliydim . Büyüdükçe bu farklılıkları daha ciddiye alıyorum . Tom büyük ihtimalle bir kızı yatağa atabilmek için her zaman “Seni seviyorum” diyordur . (Hiç şaşırmam )
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://tokiohoteltrfan.forummum.com
 
Bill ile Ameliyattan önce 1
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tokio Hotel Türkiye Fan :: Röportajlar-
Buraya geçin: